28 Temmuz 2009 Salı

"düşlerim başka şeyler
ağlarım hiç bıkmadan" *

ağlamaktan bıksan da düşlediğin şeylerin en azından bir kısmını yapsan ?

ya da aklına mukayyet olsan ?


* bir çilekeş şarkısı, ardıma hiç bakmadan

büyü - t

öyle büyüt ki beni
içinden taşayım.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

gün sarhoşluğu/massive attack, angel

ağır
ağır
ağır
ve her şey daha ağır

ılık
ılık
ılık
ve sıcak
ve terli
ve suyun üzerinde kayar gibi
ve yankılanır gibi sesler
ve vurulmuş bir melek
kanamadan düşer gibi
gökyüzünden yeryüzüne
yüzden yüze
yüz defa olsa fark eder mi?
fark
eder
mi?

yankılar
yankılanır
"she is on the dark side"
yankılandıkça işler işler işler
çarpar dağılır
geri delir
gelmez
geri gelir mi gelmez mi?
belli olmaz

bir mürit gibi ses
ileri geri
sallanır
salınır salınır
salınım

aynı aynı aynı yanı
tekrar tekrar tekrar tekrar

lanmaz bir şey asla
asla asla
aynı an tekrar yaşanmaz
geri gelmez
gelse
gelse gelse
bile tanınmaz
hatırlanmaz
koku yabancılaşır
başka da bir şey olmaz

yukardan yukardan gelmiştim
kanamadan düşer gibi
indim yere
tutacak bir şey bulamadım
gemi karanlık suyu yarar gibi
yağ suda kayar gibi
akıyor gidiyor
akıyor gidiyor
limana vardığımda
kimse beni karşılamıyor
iki paket mendille kalakalıyorum
kendim bile kendimi karşılamıyor
bazen

eşleşmiyor görüntü
parçalar yerine oturmuyor
gidiyor gidiyor
tanrı meleğini düşürdüğünü
görmüyor
görmüyor

ağlıyor ağlıyor

tanrıyı vuruyor bir insan.
göz göze bakıyor
vurulmadan
kanamadan
düşüyor
yüzden yüze
yüzde yüz.

matematiğim bu kadar
ömrümü hesaplamaya yetmiyor.

destination nowhere


ülke gerekçeli kararlarla sallanıyor
ve ben gerekçesiz bir şekilde bağımsızlığımı ilan ediyorum
dört duvarsız hücremde
ne haritada bir yerim var
ne de anayasam

geriye kalan sadece
yaşam

yasam yürüyüp gidebilmek
ülküm varacak bir bulabilmek
bütün haritalar uçurumları gösteriyor
dökülüyor anakaralar okyanusa
--------------------------------
bir maske yaptıralım mı bana ?
üzerinde yüzüm olsun mümkünse
daha çok yakışacak bir maske bulamadım kendime
ve tüm sevdiklerim dans etsinler
ve ağlasınlar maskeli baloyu söyleyip
gülüp geçeyim aynanın içinden
gidilecek yer her neresi ise.

kalp unutmuyor


http://elisadream.blogspot.com/2008/04/ak-gelip-beni-buldu.html

yüzünden bir harf düştü
soğuk bir ter damlası sırtımdan aktı
yüzünden bir harf düştü
zorla ezberlediğim alfabem bozuldu
yüzünden bir harf düştü
gözlerinle yazmıştım en uzun hikayemi

şimdi valizim elimde
bomboş, taşıması öyle zor ki
bekleyecek durak bulamıyorum
ansızın bir tren geçiveriyor
raylara bakakalıyorum
sarı bir bozkır halini alıyor resmin

resmini okuyamıyorum
adın kırmızılaşıyor
adım silinirken bir dokunuşta
kedi kanat seslerinin peşinden koşuyor
martılar çığlıklarını saklayarak bağırıyorlar
sabah güneş batarken

güneşi doğuramıyorum
o beni yüzlerce kez doğurmuşken
uykunun elleri her yanımda gezerken
uykuyu uyandıramıyorum
rüya bir balığın peşinden koşturuyor
dalıyor en derine, kuytusunda soluyor

yüzünden bir harf düşüyor
müzik yenik düşüyor yazıya
yüzünden bir harf düşüyor
saçlarım yosun demeti, tuzu içinde taşıyor
yüzünden bir harf düşüyor
tuz basıyorum, kalp unutmuyor.

kumsal

Taşın suyun üzerinde bir kez daha kayacağını düşünürsün de dalıverir ya suya, düşüverir, dalar gider akarak dibe..İşte öyle.

yıkım


bin bir parçaya bölünmeden
ve
durup dururken
sessiz sedasız
boydan boya
çatlayabilir mi bir ayna ?

evet

peki neyi yansıtır
neyi yansıtmaz bundan sonra ?