Perşembe, Mart 08, 2012

Bazen gözümün önüne yüzler geliyor adlarını bilmediğim.

Bazense aklıma adlar geliyor yüzlerini bulamadığım.


-------

Cuma, Mart 02, 2012

bi insanın hayatta tek derdinin para olması ne acayip.

alt sınıf, fakir falan değildim güya. olmayacaktım.

hacettepe mezunuyum lan. iki hata ile üniversiteye girdim.

masterım var. diplomam yok. parasını veremedim. kıvırıp bi tarafıma sokasım  gelse sokamam.
özel üniversitede çalışıyorum şimdi.

beş yıllık ve artı tecrübem var.

7 yıl falan anti-depresan kullandım parçalı bulutlu.
gecede 328689 rüya görmezsem olmaz. minik beynim hiç durmaz. canım benim, durmasın.

21 yaşımda başka bir şeyler de verdiler, hayatımda halıdan çıkanlar ve çatılarda cüceler vardı.
otobüslere binince aniden iniyor ve korkudan ya ağlıyor ya da taş kesiyordum. ama uzun sürmedi. sonra bir ara eşşek gibi aşıktım ve dellendiğimi sandım. meğer mutlu günlerimmiş.
 aşk dolu arkadaşlıklarımı kaybettim. en yakınlarımla aramıza zaman girdi. büyüdük....yerseniz... sevdiklerimden soğudum. onlar da bana düşman oldular. ihanet nedir bilirim. aldatmak ve aldatılmak. kazık yedim atmasam da. yani az buçuk acı denen şeyin kenarından tatmışlığım var. ve kendime karşı artık o kadar sevkat ve sapıkça sevgi doluyum ki ailemden benim bu insan olmam için ben çocukken yaşadığınız şeylerden dolayı özür dilerim diyesim geliyor. çünkü benden çok da fena biri çıkmadı be. iyiyim ben. emeğimi ortaya koyabiliyorum, vicdanım var, anlayışlıyım, yumuşacığım. daha ne diyeyim ? teşekkürler. iyi biri oldum. buna kimse itiraz edemez. tüm kötülüğüme rağmen iyiyim her halt bir yana aileme sadece bu yüzden bile teşekkür edebilirim. aksini iddia edenin çenesini kırarım. acımam.

sonra işte yıllardır yalan dünyayı ben oynuyorum.
çoğunuzla işim olmaz. çoğunuz cenazesine bile gelmem. o yüzden az insanla iletişim kuruyorum.

elli kere dellendim. yılın en az elli günü kusup allık sürüp derse girdim.
9 yaşından beri kusuyor ve yaklaşık 14 yaşımdan beri amatör; 20 yaşımdan beri profesyonel olarak kendimi kesiyorum. tüm vücuduma ağda yaptırmaya başlayınca gerek kalmadı.

bataklıkta boğuldum, sesler dalgalandı ve renkler dağıldı. sis bulutunu gördüm ve tırmanıp çıkamamayı, nefes alamamayı tattım. o öyle bir çamur ki tutunacak bir şey yok. sesi, ismi bırak koku bile yok. depresyon çok acayip bir şey. anlatsam deprsifler bile anlamaz. hepimizin derdi kendine. kes beni. beni yık. parçala. dağıt. çamurdan yıka. her yanım balçık beni kurtar. kurtarma beni. beni öldür. beni mahvet. beni bırak. beni tanıma. adımı niye bildin ki. niye konuştuk. seviş benimle. beni kes. beni kanat. kokunu alamıyorum. adın ne. anne. ne anlatıyorsun. ne dedim ki baba. elimden geleni yaptım. çok güzel olacak abla. bebeğim. ve kedim ve sevgilim. özür dilerim. canım çok yanıyor affedin. acı çektiğim özür dilerim. efendim duymuyorum. ne var. ses. sesleriniz. bileklerimden tuttu sis. devam edin. özür dilerim. nefes alamıyorum ben. her yan balçık. ve karanlık. ve ben de çok küçüktüm ve renkleri hiç tanımadım. beni bi bıraksanız. beni vur. beni uyut. sorun oluyorum hepinize. ben olmasam daha gururlu, daha mutlu olurdunuz. ben de neşeliyim ama bazen. kanadım. beni rahat bırakın. sevginizle kısıtlamayın. nefes alamıyorum. ha   re  ket  et mek   çok  zor. lüt fen. balçık bok gibi. aşağı aşağı aşağı çekiyor. beni bırakın. özür dilerim. izin ver. nefes almalıyım. Hali.

 ama hiç biri ekmek ve de benzeri modern zaman ihtiyaçlarını alamamak kadar koymadı.
ARTIK sorun BEN de Değil. artık ben uyum sağlayabiliyorum.

bu işi de bu işin tillahını da o zaman.....

Salı, Şubat 28, 2012

her yeni günde ya da biten, fark etmiyor takvime çizik, duvara çentik atıyor gibiyim. bu gittiğin yol, yol değil ey hayat.

Cumartesi, Ocak 14, 2012

earth is a cold dead place earth is a cold dead place earth is


I certainly do not agree.


http://www.youtube.com/watch?v=_wLXJASUOmI&feature=related

Duruyorum, duruyorum, duruyorum. Sonra bir yerde bir cinnet; altı ay onun pisliği ile uğraşıyorum.

Yavaş yavaş da geliyorlar, farkındayım.
Hadi hayırlısı.

Cuma, Aralık 23, 2011

olmuyor ama

ne zaman bilgisayarı kapatıp yatağa gitsem aklıma en güzel twitler, en komik espriler, en çılgın blog yazıları, delice facebook statusleri, en muhteşem sözlük entryleri geliyor..sonra uyuyorum işte...

Cumartesi, Ekim 29, 2011

yaşadıklarımdan öğrendiğim bazı şeyler var elbet

paçalarımdan zeka akmasa da benim de yaşadıklarımdan öğrendiğim şeyler var allama bin şükür.

* uzun süre iyileşmiyor, ne kadar ilaç alıp uyuyursanız uyuyun hala sümüklü ve de acıklı geziyor, loser stayla ağlaşıp duruyorsanız yapılacak en iyi şey sikerim hastalığı demektir. artık bira, şarap ve de hatta terli terli su içmek, baldırı çıplak gezilebilecek durumlarda baldırı çıplak gezmek, ilaçları çekmeceye geri tıkıvermek falan serbest.

* kedinin çorba bardağına kafasını sokmaya kalkması ona da çorba vermeniz gerektiği anlamına gelmez.

* her kereviz sapı gerektiğinde kereviz almak yerine sapları poşetleyip buzluğa atmak mantıklıdır.

* dolabınız ıvır zıvırı donduruyorsa, buzdolabındaki kola biradan daha çabuk donar.

* ortalığı süpürmek temizlik yapmak değildir, kendiniz kandırmayın. kendinizi kabullenin.

* bir insanı sevmediyseniz sevmediniz, bir şans daha vereyim, amanın yakından tanıyayım belki bal gibin şeker gibin bir insandır demenin manası yok. bir insan eksik sevin, artakalanı elinizdeki sevdiklerinize paylaştırın. paylaştıkça artan tat.

* bir tabak sağlam yemekle bir paket cipsin kalorisinin aynı olması sizi yanıltmasın, mal olmayın ya da boş verin olun gitsin, enjoy it as long as you can ciğerim.

* yine kilo veririm/kilo alırım sakladığımız giysileri dolabımızda saklamamalıyız bir de. sandık içi olsun, baza altı olsun, dolap üstü olsun, buralar da güzel yerler.

* bozuk para biriktirmek iyidir, candır, kumbara da güzel bişidir.

şimdilik bu kadar, görünen o ki pek fazla bir şey de öğrenmemişim.